24 Nisan 2010 Cumartesi

UYARI !!!




Nisan 1966’ da CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’n TBMM’ kürsüsündeki konuşması günümüz politikacılarına adeta ders verir gibi olmuş; Siyasi rakiplerini din yolunda küçük düşürmek ve vatandaşın nefretine maruz bırakmak siyasal bir oyundur. Bu oyun ülkemizde anayasa ile men edilmiştir.
” 1950’den günümüze kadar hep bu sağ, milliyetçi muhafazakâr hükümetler kimliklerine bakmayın hep ABD ve AB’ çıkarlarına ters düşmemek için Türk Ulusunun çıkarlarını göz ardı etmiştir. Ama o oyunun oynanması var olma nedeni olduğu için mecbur oynamışlardır. Camileri yarışla inşa etmek, kuran kursları, türban ve devlet yurdu yerine çeşitli cemaat ya da tarikatlara mensup öğrenci yurtlarını yoğun bir şekilde inşa ettirmek.”
Bu oyunla ülkemiz 60 yıldır hayatı tehlikeler karşısında mücadele etmektedir. Ben ülkemize irticanın kışkırtmaları ile verilen zararları burada bulunan sayın arkadaşlarımdan daha çok nefsimde yaşamış insanım ve biliyorum. Tarihten örnek vermek istiyorum; Türkler İstanbul’u 1453’e fethettiler, büyük bir dünya olayı ve ikbalin ulaşacağı en yüksek nokta. O iltica bu ülkeyi geride bırakmak için en azılı zararlar vermiştir. 1453 Yılında tüm dünyada matbaa kullanılıyor, matbaa sayesinde kalkınma ve aydınlanma devresine girdi. Türkiye de ise irticayı tercih edenler Türklerin matbaayı kurmalarına izin vermediler.
Fatihin kudreti İstanbul’u fethetmeye yetti ama! İstanbul’a matbaa getirmeye kudreti yetmemiştir. İrtica kuvvetini hafif görmeyiniz, irticaya rüşvet vermeyiniz, halkımız irticaya eğimlidir. Gelecekte daha büyük zararlar verebilir ve kudreti vardır.
İrtica size mahsum bir adam biçiminde gelir. İrtica büyük bir gazete biçiminde, fesat yuvası olarak gelir. İrtica milletvekili olarak meclis kürsüsüne çıkar ve işte son peygamberiniz diye hitap etmek cesaretini bulur.
Ruhu şad olsun. Anıtkabire gidip her ikisine de duamı okudum bugün. Deneyimli devlet adamı günümüze ne güzel ışık tutuyor. Ama anlayan kim? Aslında bütün bunları hoş bilmezler mi ama hedefe ulaşmak vardır. O amaçlarına ulaşmak için günümüz koşullarıyla elbette olamaz. Tayyip değişim diyor ya; işte önce halkı sadaka toplumu haline getirmek, bunu yaparken çok çeşitli devletin olanaklarını araç etmekte ve vatandaşları duyarsızlaştırıp etkisiz hale getirmek. Ondan sonra bir anda büyük bir sıçrama ile gelişme sağlayarak tahta çıkmak. Suut Kıralı gibi bir daha inmemece yönetimi ele geçirmek. Bunların zihniyetinde olan herkes, insanlar gibi düşünemeyen yaratıklardır. Bunun içinde Büyük Türk Milletine aptal gözüyle bakıyorlar. Tarihten ibret almak gerekmez mi?
AKP iktidarı kendi amaçlarına ulaşabilmeleri için şanlı şerefli büyük ordumuzu pasifleştirmek, ve ülkemizi ekonomik açıdan yabancı sermaye eliyle kuşatmak istemiştir. İşte 7 senedir yaptıkları icraat buna hizmettir. Ülkemizdeki bütün kazanımlarımızı çeşitli çakallıklarla yalan edebiyatla yabancı sermayeye peşkeş çektiler. Vatanımı bile bile, göz göre göre, yok ediyorlar, parçalıyorlar ve iş dönüşünde de camileri dolduruyorlar. Bu nasıl Müslümanlık anlayışı, nasıl insanlık ve dürüst, yurttaşlık bilinci yazıklar olsun. Ama bakınız Şehleri ne diyor? Amacınıza ulaşmak için her ne yaparsanız mubahtır, gerektiğinde yalandan ve iftira dan çekinmeyin diyor. Saygılarımla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder