2 Mart 1959 Başbakan Menderesin mason müsteşarı Ahmet Salih Korur’ un Eyüp Sultan Camisinde iftar yemeği veriyor; Korunun imzasıyla gönderilen davetiyelere 12 Mart olarak değil de 2 Ramazan 1378 tarih yazıyordu, yani eski takvim.” Menderesin deyişiyle; Türk halkı Atatürk devrimlerinin bir kısmını kabul, bir kısmının kabul etmediğini söylüyordu.”
DP. Milletvekili Mithat Berrin’e Başbakan Menderes şöyle anlatıyor; (Kenedi Müsteşarı) Ahmet Salih Korurun mason ilişkileri sayesinde işlerini daha kolay yürütüyor. Bu sebeple bürokrasi ve iş aleminde DP. Eğilimi olanları masonluğa alınması için hükümet olarak teşvik edilmesini müsteşarından bizzat istemiştir. Bunlardan biri de zamanın Devlet Su İşleri Genel Müdürü Süleyman Demirel olmuştur.
1965’ e Süleyman Demirel tek başına AP. İktidara gelince Cumhuriyet tarihinde ilk defa Başbakanlık makam odasında namaz kılmıştır. Bu dönemde resmi dairelere mescitler açılmaya başladı. Dinimizi ve ibadetimizi görsel alana taşıyarak çıkar, menfaat sömürüsü yapılmaya başlandı.
Gücün korunması için hukuk, ahlak ve din, kuralları oluşturur bu kurallar güç sahiplerini suç ayıp ve günah gibi kavramların ardına gizleyerek korurlar.
Örnek: Beş vakit namazında niyazında olan bir adamın rüşvet almayacağını, ırza-namusa dokunmayacağını dünyevi zevklere itibar etmeyeceğini söyleyerek ön yargı oluşturulur.(Bu maske arkasında güvenliğini sağlamış olarak, korkmadan kalpsız ve vicdansızca insanları inim inim inletirler)”Din, kedinin pisliğini örten toprak olmamalı”
Nisan 1966 CHP Genel Başkanı İsmet İnönü TBMM’de konuşuyor: Rakiplerini din yolunda küçük düşürmek, vatandaşın nefretine maruz bırakmak bir siyasal oyundur. Bu siyasal oyun anayasa ile men edilmiştir. Bu oyunla bu ülke altmış yıldan beri çok hayatı tehlikeler karşısında mücadele etmektedir. Bu ülkede irticanın verdiği zararları bir zat yaşayan kişiyim. Tarihten size söz etmek istiyorum: Osmanlı İstanbul’u 1453 yılında fethetti çok büyük dünya olayıdır. İkbalin bulunduğu daha yüksek bir nokta varmıdır? Şimdi bakınız, o zamanda dünyada matbaa icat edildi. Ve tüm dünyada matbaa sayesinde yeni bir kalkınma, ilerleme devresi yaşanırken, irticai tercih edenler Türkiye’de matbaanın kurulmasına izin vermediler ve ülkemize tam 300 sene sonra geldi. Fatihin tüm Avrupa’da matbaa açtırmaya kudreti yetti ama Anadolu’da matbaa açtırmaya kudreti yetmemiştir. İrtica kuvvetini hafif görmeyiniz. Bu ülke irtica getirmeye eğilimlidir, daha büyük zararları verdirmeyelim. İrtica size mahsum bir adam biçiminde gelir, bazen büyük bir gazete biçiminde bir fesat yuvası olarak gelir, bazen de milletvekili olarak kürsüye çıkar, işte son peygamberiniz diye hitap etmek cesaretini de bulur. (Diye sözünü bitirir ruhu şadolsun, mekânı cennet olsun, keşke tarihimizden ders alabilseydik)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder